Pluviofil


Küçüklüğümden beri kar yağışını çok severim. Benim bilime olan ilgimi başlatan şeydir o beyaz taneler. Kar yağışı olduğunda 3 katlı müstakil evimizin (fareli ev de diyebiliriz) garip konumlu balkonundan hep sokak lambasına bakar, hızını öyle anlardım. Bazen öyle olurdu ki, tek kar tanesi görmek için dakikalarca bekler; vızıldayan sinekler ve uçuşan toz taneleriyle karıştırırdım karları. Kar yağarken açan Güneş'ten nefret eder, sanırım benim gibi o esnada açan Güneş'ten nefret edenler tarafından uydurulmuş Güneş kar topluyor yalanına sığınırdım. Belki bununla beraber gelen bir kapalı hava sevdam var. Çoğu kişide görülmüş olmalı ki bunun da pluviofil diye kapsayıcı bir terimi uydurulmuş. 

Güneş'siz hayat olmadığını iyi bilenlerdenim. Önüne bulut da geçse, arza düşen meteorun havaya kaldırdığı tozlar birkaç on yıl engel de olsa, volkanik püskürmeler üstünü kaplamaya da çalışsa yıldızımız 4 küsur milyar senedir tepemizde ve fırsatını bulduğu an ısıtıp ışıtıyor bizi. 

Bu hikayede Songül'ü de yıldızımıza benzeteceğim. Meteorolojik olan Güneş'le Songül olan Güneş'i ancak bu kadar bağdaştırabildim. Yıldız olan varyantı gibi 4 küsur milyar sene değil de 8 senedir iş görüyor bu Güneş. Aydınlattığı ve ısıttığı alan da yıldız olan varyantı gibi değil, hikayemiz ve hayallerimiz itibariyle daha küçük. Civciv yetiştirirken, yaşadıkları alana koyduğunuz ampulün iş gördüğü gibi küçük bir alandan da bahsetmiyorum ama yine boyut itibariyle bir yıldızla kıyas kabul etmez. 

Bu Güneş'in evreni ne yazık ki bulutlar ve saydığım diğer şeylerle fazla içli dışlı. Bu bulut ve saydığım diğer şeyler de bendeniz. Aslında o evrene içkin, o evrende olmadığı zaman oraya evren denmesinin de bir anlamı kalmayacağı bendeniz. Gezegenimiz de bulutsuz olamazdı gün sonunda. 

Kasveti ve karanlığı çok sevdiğimdendir ki bu Güneş'i engellemeye çalışıyorum. Bulut olup yağmur da yağması lazım bu evrene ama Güneş'i çoğu zaman rahat bırakmıyorum. Bazı geceler Güneş'e gidip konuşuyorum ama gündüzünde yine önünü kapatmaya yer arıyorum. Saçtığı ısının ve ışığın evrenimizin yaşanabilir bir alan olması için elzem olduğunu bilmeme rağmen önünü kapatıyorum. 

Tüm günahın bulut, volkanik tüf ve meteorlarda olduğu bir resim çizdim yine ama işin aslı çok öyle değil. Güneş'in naz ve niyazından da burada bahsedecek değilim.

Selametle,

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1

Sakinleştik