Sakinleştik

Uzun süredir yazmıyorum. 1 seneden fazla olmuş. Genel olarak kavgalarımızda hiddetlenen, sakinleştiğimizde de sönen bir hevesim var bu yazma konusunda. Kavgalarımızda hiddetlenmesinin sebebi belki de onun için bir şeyler yapma ihtiyacından kaynaklanıyor. Bu zamana kadar çok şey yaptığımı düşünsem de aramızdaki sevgiye, aşka veya güzel saydığımız herhangi duyguya yönelik yaptığım şeylerin sayısı çok az. Günün sonunda sevilene sevdiğini söylemekten başka şeyler de yapmak lazım geldiğinden dolaıyı yazıyorum.


Geçmiş senelerde birbirimiz için çok önemli miydik bilmiyorum. Elbette birbirimiz için önemli olduğumuz çok an olmuştur ama bunu genele yayma konusunda problemler yaşadığımızı düşünüyorum. Birkaç gün telefon ile konuşmadan geçirdiğimiz zaman bizim için normaldi. Bunun böyle olması gerektiğini savunuyordum hatta çevreme. Bizim değişkenimiz ya da döngümüz aslında kavgalarımızla başladı. Kavgalarımız bir yandan bizim tutkalımız oldu. Tam bilmiyorum ama son 3 senedir buluşmalarımızın da tek sebebi kavgalarımız. Kavgalarımız da demeyelim, benim kızgınlıklarım.


Biz genelde kavga etmeyiz. Ben bir şeye kızarım ve Songül bu konuda kendini açıklamaya çalışır. Birkaç kez tam tersi olsa da genel meylimiz bu yöndedir. Açıklamalarını tatminkar bulursam çözer, bulmazsam da çözeriz ama tatmin olmadığım zaman buluşuruz. Buluşmamızı da buluşmak niyetiyle değil de birbirimizi birbirimize anlatmak olarak ifade ederiz. Yani ben, Songül'e kızdığımda eğer tatmin olmadığım bir açıklama getirilirse, Songül'le buluşmaya değil, Songül'e kızmaya ya da kötü saydığımız bir şey yapmaya niyetlenerek giderim. Songül'ün kendini anlatamaması da bu tür görüşmelerin yaşanmasında önemli faktördür.


En son kızdığımda (yaşadıklarımızın genel olarak kavga olmadığını söylemiştim) bence genel fikirde haklıydım. Koca koca gezegenlerin, koca koca yıldızlarının etrafındaki attığı turların sayılarının çift haneye ulaşmaya çok yaklaştığı bir süre boyunca birbirimizi sevgili olarak tanımladığımız halde, belirli bazı kişilerin bu sevgili diye tanımladığımız kişilerin önüne geçmesine izin verilmemeli. Bu aralar gündemimiz olan türlü türlü ciddi meseleler varken, bu ciddiyeti bozup bizi geriye götürecek herhangi şeyden de kaçınılmalı.

Beni tanıyan bir insan olarak her türlü riski alıp bu tür bir dallanmaya giden insanın aidiyetinden şüphe ederim. Dallanma derken bilerek diyorum. Ben sana herhangi bir dalı seç derken, sadece dal seç diyorum. Seçmediğin dal ve biz yine aynı ağaçtayız. Aynı ağaçta büyüyoruz. Seçtiğin dalın yanındayken, seçmediğin dalın biraz ötesindesin; dal kesilmedi de, sararmadı da, kırılmadı da.


Kaçınmadığın onca şeye rağmen seni seviyorum. İyi bir kadın, iyi bir insansın. Benimle olduğun sürenin neredeyse tamamı boyunca benim iyiliğimi düşündünki ben bazen bunu yapmazken. Dilan hariç hiçbir büyük yanlışını görmedim. 1 büyük yanlışının da tüm iyiliklerini götürmesine izin vermedim. Yine yaparsan ya da yaparsam masaya oturur, düşünürüz. 

Biz, bize iyi geldiğimiz sürece değil, yanlış yapmadığımız sürece biziz. Her zaman dediğim gibi, iyi gelmediğin zamanlarına da talibim. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1

Pluviofil